Bir Ebeveynin Haykırışı; Ne Olacak Bu Çocuğun Hali?

Geçen yıl koçluk yaptığım öğrencilerimden birinin annesi oğlum çok zeki ama hiç ders çalışmıyor, kendisine yazık ediyor, iyi bir üniversitede çok iyi bir bölümde okuyacak kapasitede ama böyle giderse çok sıradan bir okulda sıradan bir bölümde okumak zorunda kalacak diye serzenişte bulunmuştu. Ben bu öğrenciyle sınava kadar çalıştım. Yaklaşık 6 ay öğrenci koçluğu çalışmalarının sonucunda öğrenci çalıştığı sürenin kendisi için yeterli olduğunu, kendisini tatmin ettiğini ve istediği bölüm ve üniversiteye bu çalışma temposuyla girebileceğini belirtmişti. Sonuç ne oldu dersiniz, öğrencim gerçektende hedefini gerçekleştirdi. Yani sonuç öğrenci için tatmin ediciydi. Fakat aynı şeyin ebeveynleri için geçerli olduğunu söyleyemeyeceğim. Ailenin beklentisi yüksek olduğu için çocuklarının aldığı sonuçtan memnun kalmadılar.

Aileler bu durumda ne yapmalılar, öncelikle çocuklarına kulak vermeleri gerekiyor. Çocuğum ne istiyor,  bu isteğine nasıl ulaşabilir, biz bu süreçte ona nasıl destek oluruz sorularının cevaplarını bulmaları en doğru davranış olacaktır.

Şimdi çocuğum zeki ama hiç ders çalışmıyor haykırışlarını toplumumuzda çok duyarız. Öncelikle çocuklarına küçüklüklerinden beri zeki olduklarını dile getiren anne babalar büyük bir yanlış yapıyorlar. Çocuk kendisinin zeki olduğunu duydukça başarısız olmaktan korkar fakat çalışmazsa ve başarısız olursa çalışmamak onun bahanesi olacaktır. Çocuklarımızın zekasını övmek yerine çabalarını övmekte fayda vardır.  Aynı zamanda aileler çocuklarının başarısızlıklarında yargılamak yerine onları koşulsuz sevdiklerini göstermelidirler. Bu durumda çocuk başarısız olmaktan korkmayacaktır. Özellikle çabası övülen çocuk dersleri iyi olmasa bile yargılanmadığı için mutsuz olmayacaktır.

Bir diğer önemli nokta ise ailelerin beklentilerinin çocuğun hedefiyle ters düşmesidir. Aile çocuğunun ilerde yapmak istediği meslek konusunda öncelikle çocuğun fikirlerini almalı, bu tercihinin kendisini mutlu edip etmeyeceği konusunda konuşmalı, meslek hakkında araştırma yapmak gerekiyorsa çocuğuna destek olmalıdır. Meslek çalışması yaptığım öğrencilerimin ailelerini düşünüyorum da istediği mesleği yaptığı taktirde çocuğunun mutlu mu mutsuz mu olacağını düşünen anne babalar oldukça azdı. Ailelerin önceliği iyi para kazanacakları ve kolay iş bulacakları bir meslek seçmeleri yönündeydi. Ülkemizde iş bulmak elbette ki kolay değil, bu konuda aileleri anlıyorum fakat insan sevdiği işi yaparsa, çalışırken mutluysa mutlaka diğerlerinden farklı bir şeyler yapar. İşine aşık kişileri bir düşünün zamanlarının büyük bir kısmında çalışırlar fakat kendilerini çalışmıyormuş gibi hissettiklerini dile getirirler.

Sevgili anne babalar hepiniz çocuklarınızı yetiştirirken onlar için en iyisini yapmaya gayret ediyorsunuz, hiçbir anne baba bilerek çocuğuna zarar vermek istemez. Çocuklarınız için yapacağınız en büyük iyilik onları merakla dinlemek ve doğru soruları sormak olacaktır. Mesela meslek seçiminde çocuğunuzu anlamadığınızı düşünüyorsanız, ona ne istediğini sorun, ne istediğini bilmiyorsa çocuğunuzun değerleri, istek ve ilgi alanları neler, güçlü yönleri neler bunları keşfetmesine yardımcı olun. Eğer çocuğunuz ilerde ne olacağına karar vermişse bu isteğine nasıl ulaşabileceğini, bunun için neye ihtiyacı olduğunu sorun. İnanın bu soruları sormak onları zeki ama çalışmıyor diye yargılamaktan daha çok işe yarayacaktır.

Eyvah! Artık Çocuğum Bir Ergen

Yaşamımızın belkide en zor ve karmaşık dönemi ergenlik dönemidir. Aslında bu dönem hayatımızın en keyifli zamanları iken ergenlik döneminin kişide yarattığı fiziksel ve ruhsal değişimler bu dönemin zor geçmesine neden olmaktadır.  Ergenlik döneminde ebeveynler çocukları ergen olana kadarki dönemde yaşadıkları sorunların ne kadar basit, üstesinden gelinebilen sorunlar olduğunu dile getirirler. Diğer taraftan çocukları ergen olduktan sonra yaşadıkları sorunları çözmekte zorlandıklarını, çocuklarıyla bağlarının koptuğunu anlatırlar.

Peki ergen çocuğu olan anne babalar çocuklarıyla bu zorlu dönemde bağlarını nasıl güçlü tutabilirler;

Bu zorlu dönemin rahat geçmesi için ebeveynlerin çocuklarının ergenlik döneminin getirmiş olduğu hızlı değişimleri anlaması ve çocuklarının değişen davranışlarına sert tepkiler vermemesi gerekmektedir.

Ergenlik döneminde gençler hem fiziksel hem mental olarak değişmeye başlarlar, istekleri, zevkleri, alışkanlıkları farklılaşır, anne-babadan uzaklaşır, sorgulama ve reddetme dönemine girerler. Gençlerin çok sık söylediği annem babam beni anlamıyor söylemini duymamak için ebeveynlerin onların bu dönemini anlayışla karşıladıklarını hissettirmeleri ve sabırlı olmaları en doğru yaklaşım olur. Çünkü ergenlik döneminde yaşanan herhangi olumsuz bir olay, kişinin yaşamı boyunca etkisinde kalmasına neden olmakta ve ileri ki dönemlerde yaşanan sorunlar için zemin hazırlamaktadır.

Bunlara ek olarak, gençler ebeveynlerinin kendilerini eleştirmelerinden çok yakınırlar. Özellikle ergenlik döneminde eleştirilmek gençleri daha da agresif yapar.  Bu sebeple aileler çocuklarını eleştirmek yerine onların bu döneminde göstermiş oldukları davranışların geçici olduğunu bilip sabırlı davranmaları ve çocuklarını koşulsuz sevdiklerini hem davranışlarıyla hem de sözlü iletişimlerinde belli etmelidirler.

Bu dönemde ailelerin en çok önemsediği konu okul başarısıdır. Genel olarak ergenlik dönemindeki öğrencilerin okul başarısında düşüş olur. Bu aslında çok doğal bir durumdur. Önemli olan bu sürecin çok uzun sürmemesini sağlayabilmektir. Ebeveynler çocuklarının derslere olan ilgisinin azaldığını fark ettiklerinde bu konuyu çocuklarıyla çok sakin konuşmalı ve bir inatlaşma ortamı yaratmamaya özen göstermelidirler. Eğer aile ders konusunda çok baskıcı bir yaklaşım gösterirse bu çocuğun ders çalışmasını arttırmaz tam tersine daha da uzaklaştırır.

Eyvah! Artık ergen bir çocuğum var diye haykıran ebeveynler çocuklarıyla daha iyi bir iletişim kurup bu zorlu dönemi sorunsuz geçirebilmek için çocuklarını yargılamadan, hükmetmeden, emir vermeden ve bağırmadan konuşmalı, onları birey olarak kabul edip, anlayışlı, sevgi dolu davranmalıdırlar, ancak bu şekilde çocuklarıyla aralarındaki bağı hiç kopmayacak kadar güçlü yapabilirler.

Hande Tulunay ACC

Student Coach