Bir Takım İyi Yağlanmış Bir Makine Değildir

İyi yağlanmış bir makine olmanın nesi kötü? diye sorabilirsiniz. Bu amaç değil mi? Düzgün çalışan, sürtünmesiz, birlikte yuvarlanan…

İşte bu resimdeki temel sorun: ne yazık ki güncel değil. En az bir kuşak önce tarihe geçen bir çalışma ortamı için geçerliydi. Geriye yalnızca zihniyeti kaldı aslında. İşin yapısı ve yapılış şekli montaj hattından insanlar arası ilişkiye doğru değişti.

Endüstriyel çağda, işi yapmak için mekanik bir model anlamlı ve yeterliydi. Zihinsel model işin kendisini yansıtıyordu. Her rolün belirli bir işlevi vardı. Her dokunuş işlevden işleve olurdu. Bir parça eklenir ve bir sonraki işleve gönderilir. O işlev de bir parça ekler ve sonrakine gönderir. Birinin giden kutusu diğerinin gelen kutusu olur. Montaj hattında olduğu gibi.

Takımlar da aynı şablon üzerinde modellendi. Takım üyeleri makinenin parçalarıydı ve makinenin beklenen çıktıyı üretmediği durumlarda (Takım makinesinin sıkışması veya püskürtme yapması veya ateş almaması gibi) tamircinin işi arızalı kısmı onarmak ya da değiştirmekti. Sorunu tespit etmek ve bunu parçaları değiştirerek onarmak için yapılan işlem takım liderleri için birincil rol oldu. Bu da “parçaların” performansını sürekli değerlendirmek gibi bir ihtiyacı ortaya çıkardı. Bu zorunluluk, bireyler üzerinde yoğunlaşan çok maliyetli bir performans yönetim endüstrisini yarattı.

Fakat zamanla işin doğası değişti. Bilgi çağında ve bunu destekleyen teknoloji altyapısıyla organizasyonlarda hemen hemen tüm işler İLİŞKİ içinde gerçekleştirilir hale geldi. Milyonlarca bilgisayar ekranının, tabletin veya akıllı telefonun ardında bir yerde, iletişim ağı tarafından kablolu veya kablosuz (Wi-Fi) ortamda gerçekleşen bir iş dünyası.

Günümüz organizasyonlarındaki takımlara baktığımızda bunu daha açık bir şekilde görmek mümkün. Takımlar daha yatay, daha fazla dağıtık (Bazen dünya çapında) ve dokunuşlar artık montaj hattı tarzı gibi işlevden işleve değil, kişiden kişiye yapılıyor. Çıktınızı bir arabaya koyup koridora doğru itemezsiniz. Bu bir metin dahi olsa, aslında birisiyle konuşmak durumundasınız artık. Bu en azından yüksek performans gösteren takımlar için böyle. Başlıkta “Bir takım iyi yağlanmış bir makine DEĞİL” derken kastedilen budur.

Yüksek performanslı takım aslında yaşayan bir sistemdir. Bu sistemin insanlardan oluşması doğal olarak onu dinamik bir sistem yapar. Büyürler ve değişirler, yani değişen koşullara adapte olurlar. Doğaları gereği dağınık, karmakarışık ve böyle olmaları da gerekiyor. Hayatta kalmak ve gelişmek için hem esnek hem de dirençli olmalılar.

Bunu mümkün kılan altyapı ise hem görünmez hem de zorunlu olan bir özelliğe sahip. Sergilenen davranışlar içinde kendisini belli ediyor; tıpkı takım kültürünün takım performansını güçlendirmesi, desteklemesi ve yönlendirmesi gibi. Yüksek performanslı takımlarda, yüksek düzeyde güven ve saygı, güçlü bir şeylere ait olma hissi, etkili iletişim, takım için önemli bir şey uğruna katılmama güvenliği ve teşviki vardır. Bu takımlar; stil, problem çözme ve bakış açısı farklılıklarına güvenen aynı zamanda kendilerine de inanan takımlardır.

Yüksek performanslı takım üyeleri ile konuştuğunuzda, bu niteliklerin, yüksek performans gösteren takım kültürünün ayırt edici özellikleri olduğunu görebilirsiniz. Güçlü bir sistem olarak çalışan bu altyapıya sahip takımlar, daha hızlı ve daha etkili kararlar verir, daha proaktif, daha uyumlu ve birbirlerine daha fazla hesap verirler. Liderlik hem takım liderinin işlevsel rolünden hem de adım atıldığında takım üyelerinin de adım attığı bir takım gücü olarak ortaya çıkar.

Bunu mümkün kılan ise takımın kültürüdür. Görünmez gibi olsa da onu her yerde görebilirsiniz. Sonuçlara bakmanız bile yeterli olabilir. Bir takımın sonuç alabilme kabiliyetini önemli ölçüde artırır.

“İyi yağlanmış makine” daha önceki bir çağda amacına hizmet etti. Ona çok teşekkür ediyoruz. Fakat günümüz dünyasında etkin bir şekilde çalışmak çok daha katı. Maalesef birçok takım ve takım lideri hâlâ bu zihniyetle faaliyet göstermekte. Görevlerinden ziyade daha sakin yol almaya adanmışlar. “Sürtünmesiz” olmayı sağlama gayreti, insanlardan oluşan bir sistemin kendini ifade etmesini kısıtlamakta; inisiyatif ve yaratıcılık gerektiren bir dünyada sadece dikkatli olmayı beslemektedir. Yüksek performans ve başarı ise ilişkiler zemininde elde ediliyor. Tercih sizin…

Melih Kaya ACC

Team Coach